BAŞARIYI HEDEFİNE KOYDU, ÜÇYILDIZ'I MARKA YAPTI

Alper Bektaş, başarılı bir işadamı. Genç yaşına rağmen 28 yıllık bir iş tecrübesine sahip olan Bektaş, Üçyıldız markasıyla mobilya sektöründe üretim ve satış yapan aile şirketini yönetiyor.

MOBİAD Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürüten Bektaş, bölgemizde en çok ihtiyaç duyulan birliktelik konusundaki öncü çalışmalarıyla da tanınıyor. Bektaş, Mobilya Şehri örneğinde olduğu gibi örnek projelere öncülük yapıyor, seracılık ve hayvancılık gibi projelerin de içinde yer alıyor.

Alper Bektaş ile iş hayatını, sektörü, birliktelik örneği projeleri, TTSO meclis üyeliğini ve Trabzon’u konuştuk.

Sayın Bektaş, genç yaşınıza rağmen başarılı bir işadamısınız. Bugüne baktığınızda hedeflerinize hangi oranda ulaşabildiniz?

Firma olarak Trabzon’da mobilyada gelinebilecek en üst noktalardan bir tanesine bence yaklaştık. Bundan daha yukarısı ne olabilir, belki çok daha büyük bir üretici olabilirsiniz. Satış anlamında da mağaza sayısını artırabilir, pazarınızı genişletebilirsiniz.

Tabii öncelikli hedefinizin kazanmak değil başarmak olması gerekiyor. Başarı kazancı doğuruyor. Biz öncelikli olarak müşteri memnuniyetini ön planda tutan sürekli yenilikleri takip eden sürekli proje üreten firma olmaya çalıştık. Bunu da başardık. Üçyıldız firmamıza her geçen gün yeni ürün grubu ekleyerek bir noktaya ulaştık. Kendinizi stabil büyütmeniz için sürekli yenilik içinde olmanız gerekiyor. Üretmeniz gerekiyor. Artık teknoloji geliştikçe, ticari anlayış da değişiyor. Yılmamamız, sürekli üretip çalışmanız gerekiyor. Biz Yıldızlı’daki yerimizde 10 bin metre karelik bir alana sahibiz. Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde oturma grupları ev mobilyaları üreten fabrikamız var. Şehrin değişik noktalarında 6 ayrı noktada ve Forum’da da mağazamızı faaliyete geçirdik. Yarı perakende yarı da üretimde olan bir firmayız. Üretimi seviyoruz.

Ticarette gelinecek noktaya geldik derken akla şehir dışına çıkmak veya daha büyük ölçekli yatırımlar geliyor. Sizin böyle bir düşünceniz var mı?

Öncelikle biz kendi sektörümüzün dışında pek bir yatırım yapmadık. Aynı sektörde ilerliyoruz. Tabii hayat insanın önüne farklı şeyler getirebilir. Ama son dönemde Arapların bölgemize gelmesiyle mobilya sektöründe de olumlu yansımaları olmuştur. Yeni bir kapı açılıyor gibi diyebiliriz. Turizm sektöründeki gelişmeler mobilyaya olumlu yansıyacağı için yapacak işlerimiz yine var.

Bu noktadan sonra ne yapılabilir? İhracat yapılabilir. İşte o noktada çalışmalar yapıyoruz. DMO ile şu anda çalışmalar yürütüyoruz. Onların sisteminde yer almak için çaba gösteriyoruz. Yani yapılacak daha çok iş var.

Sizin bu yönde daha büyük ölçekli üretime dair bir planınız var mı?

Şu anda 7-8 bin metrekarelik bir alanda ciddi bir üretim yapıyoruz. 70-75 personeli istihdam ediyoruz. O anlamda üretimin zor olduğu bir yerdeyiz.

Hangi zorluklar var...

Fiziki koşuların yetersizliği bir de buna kalifiye eleman sorununu eksikliğini ekleyebiliriz ama bundan yılmıyoruz. Trabzon’da üretimin olabileceğini düşünüyoruz. Son dönemlerdeki devlet destekleri, AB kaynaklı hibeler, teşvikler var. Bunlardan yararlanarak bölgedeki üretim alt yapısını geliştirmek için MOBİAD olarak da olarak çaba gösteriyoruz. İnşallah bunda da başarılı olacağız.

Sayın Bektaş, ihracat anlamında mobilyanın pazarını nasıl görüyorsunuz?

Bizim mobilyacı arkadaşlarımızın sıkıntıları seri üretim yapamamaları. Tesis eksikliği veya bugüne kadar ki geçmişten gelen sebepler diyelim. İnegöl’e bakıyorsunuz orada seri üretim yapılıyor ama kurulum yapılmıyor? Mobilya kamyona koyuluyor ve gönderiliyor. Ne kurulumu var ne taşınması. Peki biz ne yapıyoruz? Üretiyoruz, aracımızla taşıyoruz, evlere çıkıyoruz, kurulum yapıyoruz.

Aslında bu şekilde sürekli AR-GE yapıyoruz diyebiliriz. Üretici arkadaşların her yaptığı yeni ürün, bir Ar-Ge aslında. Ama gerçek Ar-Ge? Bir projeyi yaparsın, eksiklerini tespit edersin, ikincide iki üç model yaptıktan sonra doğru sonucu bulursun ama sürekli birer tane üretim yaptıkça seri üretim yani fabrika düzeni siz de oluşmuyor. İşte bu konuda MOBİAD olarak ihracatı teşvik etmek üzere bir çalışma yürütüyoruz. İhracatçılar Birliği ve Ekonomi Bakanlığıyla şu anda bir proje yazmak üzereyiz.

Sayın Bektaş, TTSO Meclis üyeliği fikriniz nasıl gelişti?

Babam geçmişte 3 dönem meclis üyeliği yapmıştı. Sonra babamdan kaynaklı biz dahil olalım, fayda sağlayabileceksek böyle bir çabamız olsun istedik ve böyle bir giriş yaptık. Üye olduk.

TTSO Trabzon ve iş dünyası için ne ifade ediyor?

Odamız faydalı işlere imza atıyor. Tabii bu sizin baktığınız pencereye bağlı. Turizm sektöründe Valiliğimiz ve DOKA’nın da katkılarıyla Körfez turizminde büyük katkılar sağladı. Bunu yeterli bulmayabilirsiniz ama bence bir başarı var ortada.

TTSO ciddi bir üye sayısına sahip. Daha faydalı işler yapılamaz mı? Yapılabilir elbette. Çünkü iş dünyası olarak, şehir olarak bir çok sorunumuz var. Sanayi sitesinden tutun da gıdacılarla ilgili toptancılar sitesi gibi yapılabilecek çok çalışma var. Bunlarla ilgili önümüzdeki süreçte bizlerin de katkısıyla TTSO bunları inşallah gerçekleştirir.

STK’LAR BİRLİKTE İŞ YAPMA GÜCÜ VERİYOR

Genel olarak bütün ticari işletmelerde faaliyet gösteren firmalarımızın bu tür sivil toplum örgütleri içinde yer alması gerek. Amerika’da 3 kişiden 2’si sivil toplum örgütüne üye. STK’ya üye olması faydalı. Bu STK’larda olma sebebimiz bölgemize fayda sağlamak. Ticaret odasında mobilyacıları temsilen meclis üyeliğim var. Trabzon’da ki mobilyacı arkadaşlarımızla bir araya gelerek oluşturduğumuz derneğimiz (MOBİAD) var. Aynı sektörde ki işletmelerin bir araya geldiği Trabzon’da ki tek dernek diyebilirim. Aynı sorunları paylaştığımız sektörel bir dernek. MÜSİAD’da bir yönetim kurulu üyeliğim var.

‘Bir elin nesi var iki elin sesi var’ diye bir atasözümüz var. O anlamda bir işle ilgili bu işe gireyim bir şey yapalım ya da tek başına yapalım diye bir fikir insanın aklında geçiyor ama cesaret edemiyorsunuz. Birlikte olunca küçük bir sermayeyle dahi olsa bir araya gelerek küçük bir işletme kurarak hayata geçiriyorsunuz. Bu seracılık da buna bir örnek.

MOBİLYA ŞEHRİ

Trabzon’da faaliyet gösteren mobilyacı iş adamlarıyla bir araya gelerek Mobilyacı İş Adamları Derneği MOBİAD’ı kurduk. En büyük projemiz, hayalimiz Trabzon’a yakışır modern bir mobilya şehri kurmaktı. Bütün mobilya sektörüne yakın ve ev-ofis mobilyası sektörlerinin bir arada olduğu mobilya şehri kurmak. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Girişimlerimiz devam ediyor. Güzel adımlar atıyoruz. Yine aynı birlikteliği sağlayarak devam ediyoruz. Bir arada olmanın büyük faydası oluyor. 

100 KİŞİ BİRARAYA GELİP SERA KURDUK

Trabzon Ticaret Sanayi Odası’ndaki Trabzon Genç Girişimciler Kurulunda 100’e yakın arkadaşlarımızla birlikte 600-700 bin lira sermayeli, 5 bin 500 metre karelik bir serayı faaliyete geçirdik. Trabzon’da örnek bir yatırım diyebiliriz. Amacımız seradan çok para kazanmak değil, örnek olmaktı. Çünkü 100 kişi bir araya geliyorsunuz, ciddi bir sermaye koymuyorsunuz ama bir araya gelince büyük bir sermaye ortaya çıkıyor. Örnek bir proje geliştiriyorsunuz bu bize gurur veriyor.

Aynı şekilde hayvancılıkla ilgili Sürmene İlçesi’nde Trabzon’un en modern mandırasını kurduk. 50 MÜSİAD üyesi bir araya geldi. 10’ar bin TL verdi. 500 bin TL gibi bir sermaye oluştu. Tarım Bakanlığı’ndan da 750 bin TL hibe kredi alındı. Bölgede AB normlarına uygun bu modernlikte bir tesis yok.

Bakın 10’ar bin TL verseniz bir şey ortaya koyamazsınız ama 50 kişi bir araya geliyor. Bir de devletten destek alıyorsunuz ciddi bir meblağ ortaya çıkıyor. Arkadaşlarımıza söylüyoruz. AB’den devletten ciddi destekler geliyor. Neden bundan yararlanmayalım. 50 bin TL’lik sermaye 5 milyonluk ticari amaca dönüşüyor. Çok büyük olması gerekmiyor. İstihdama katkı sağlıyor. Bölgeye yatırım gelmiş oluyor.

Sayın Bektaş, biraz da Trabzon’a dair konuşalım. Siz Trabzon’un geleceğini nerede görüyorsunuz?

Şu anda görünen tablo bunun turizm olduğunu gösteriyor. Bunun kıymetini bilmek lazım. Henüz daha belirli ülkeler buraya geliyor. Bizler buradaki onlara konaklama imkanlarını, sosyal imkanlarını geliştirdiğimizde farklı ülkelerden insanları da şehrimize, bölgemize çekebiliriz. Sadece yabancı turist değil elbette, yerli turistleri de bölgemize çekmeliyiz.

İklimin değişmesi bölgemizdeki doğal güzelliklerin farkına varılmasını sağladı. O anlamda turizmin çok daha iyi olacağını, tesis ve hizmet kalitemizin geliştirebilirsek de sektörün yine uzun dönem daha lokomotif olacağını düşünüyorum.

Onun dışında üretimle ilgili bir şeyler yapılabilir. Yatırım adası deniliyor, bu olabilir. Lojistik merkez deniliyor, limanımızın olması dolayısıyla bu konu geliştirilebilir. Ama tarihten beri Trabzon ticaret şehri olmuş. Şimdi turizm, ticaretle birlikte gelişirse Trabzon geçmişte nasıl çok önemli bir şehir ise ben gelecekte de aynı önemi koruyacağını düşünüyorum.

Sayın Bektaş, diğer sektörler, sanayi tarım ve hayvancılık gelişebilir mi? Tarım ve hayvancılık son dönemde çok fazla dile getirilmiyor gibi? Gerçi sizin bu alanda da çalışmalarınız var.

Bence MOBİAD buna bir örnek. İnsanların çıkar beklemeden ya da sonucunda bir hedef mutlaka var ama hedefin sonunda bir kendi adımıza alacağımız bir parasal beklenti olmadan yola çıkarsanız, ortaya faydalı şeyler çıkabiliyor. Buna birkaç tane örnek vereyim. Mesela bizim MOBİAD’da yürüttüğümüz Mobilya Şehri Projesi var. Biz henüz bir buçuk yıllık bir derneğiz. İnşallah aksilik olmazsa işin temellerini atmak üzereyiz. 200 milyon Lira değerinde bir proje bu. 1500 kişilik istihdam öngörüyoruz. İçinde de bir tek mobilya olmayacak Evden işyerine kadar kullanılacak bütün dayanıklı tüketim ürünlerinin olduğu bir merkez düşünüyoruz. Yaklaşık 100 üyeli ve 16 yönetim kurulu üyesinin olduğu bir dernek, 1,5 yıllık süreçte 200 milyon Liralık bir projenin neredeyse temelini atıyor. Bu da şunu gösteriyor; demek ki bir araya gelebilirsek bir sinerji oluşuyor ve biz neler yapabiliriz diye düşünüyorsunuz. Bunu değerlendirirken orada mobilya şehrini projelendirirken karşılığında bir parasal beklenti olursa o zaman işte sorunlar başlıyor. Biz dedik ki mobilya şehrini yaparken herkesin bir dükkanı olacak, iki dükkanı olmayacak. Bunu biz yapmayalım dedik. MOBİAD olarak bir şirket kurup bunu yapar ve karşılığında bir gelir de elde edebilirdik ama bunu da yapmadık. Dedik ki, müteahhit arkadaşlarımızla bu işi yapacağız. Sizler de gideceksiniz, dükkanınızın pazarlığını ödemesini onlarla konuşacaksınız. Peki MOBİAD’ın buradaki rolü ne? MOBİAD bu işi organize ediyor. Siz gidip müteahhitle görüşüyorsunuz ve dükkan sahibi oluyorsunuz. Buradan ortaya ne çıkıyor. 100 mağazalı büyük bir yapı çıkıyor. Trabzon’daki belki de en önemli 2-3 projeden biri ortaya çıkıyor.

Biz MOBİAD’da çok farklı görüşlere sahip insanlarla bir arada güzel anlaşabiliyoruz. Farklı siyasi görüşten insanlar, kimi büyük üretici kimi küçük üretici, biz yönetimi oluştururken her siyasi partiden her görüşe sahip ve farklı büyüklüklere göre firmalar var. Bunu özellikle oluşturduk. Daha iyi anlaşıyoruz. Tabii aynı sektörden insanların bir araya geldiği bir dernek olduğumuz için de ortaya koyduğumuz koyacağımız projeler de bir anlamda herkesi ilgilendiriyor o anlamda olumlu sonuç vermesi gerekiyor.

Demek ki bizim yönteme dair problemlerimiz var, yoksa istek ve arzu eksik değil. Belki güven de öyle. Ne dersiniz?

Aynen öyle. Ben bazen bu örneği çok veriyorum Japonlar önce ülkem sonra ben diyor biz de önce ülkemiz sonra bölgemiz sonra şehrimiz diyerek yola çıkabilirsek söylemler üzerinde birleşebilsek aynı şekilde biz de mutlaka hepimize fayda sağlar. Örnek Arapların gelmesi hepimize fayda sağlıyor mu, evet sağlıyor. Demek ki önce Arapları şehrimize çekeceğiz ve turizmi geliştireceği sonra bekleyeceğiz. Bu herkese fayda sağlıyor, bence küçük değil büyük ölçekte bakmak lazım.

Alper Bey son olarak size dair konuşalım. Boş vakitlerinizde neler yaparsınız?

Ben sporla ilgileniyorum, basketbol oynuyorum, zaman zaman futbol oynuyorum 3 bant bilardo oynuyorum. Sporla ilgili aktivitelerin içindeyim. Onun dışında hafta sonu aileme zaman ayırmaya çalışıyorum. Hafta içi genelde işte geçiyor.

Sosyal faaliyet olarak gördüğünüz sivil toplum derneksel faaliyetleri bir yük olarak görürseniz zaten yürütemezsiniz. Orada başarılı olamazsınız. Ben bu anlamda topluma yararlı olmayı seviyorum bu yönde çalışmalar yapmak insanlara faydalı olmak istiyorum. Proje üretmek ve istihdam sağlamak istiyorum. Şehrimize ülkemize o anlamda sürekli çaba içindeyim. Yürüttüğümüz böyle ciddi istihdam sağlayacak konular var 30 bin kişiye istihdam sağlayabilecek ciddi konular var. Onları faaliyete geçirmek için çaba sarf ediyorum bakalım inşallah gerçekleştirebiliriz.

Alper Bey teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Alper  Bektaş kimdir?

Trabzon Arsin doğumlu olan Alper Bektaş, Beden Eğitimi ve Spor Bölümü mezunu. Evli ve 2 kız çocuğu olan Alper Bektaş, 1992 yılından bu yana ağırlıklı olarak mobilya üretim ve satışı yapan kendi aile şirketinde faaliyet gösteriyor. 28 yıllık bir ticari birikime sahip olan Alper Bektaş, aynı zamanda MOBİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürütüyor.

 

GERİ DÖN

BU SAYFAYI PAYLAŞIN